Kırgız halkının gururu – CENGİZ AYTMATOV

Kaganat

 

Ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov, dünyanın 20. yüzyılda yaşamış en büyük edebiyatçılarından sayılıyor. Bütün dünyaya yayılan eserleri 150’yi aşkın dile çevrilmiş, filmlere ve tiyatro oyunlarına konu olmuş.

 

Kırgız edebiyatının dünya çapındaki ismi Cengiz Aytmatov, 1928-2008 yılları arasında yaşamış. 20. yüzyıla damgasını vuran bu karizmatik kişiliğin babası Törekul Aytmatov, annesi ise tiyatro oyuncusu Necime Hamziyevna Abdulvaliyeva. Bir bürokrat olan baba Törekul Aytmatov, Stalin döneminde “halk düşmanı” ilân edilip kurşuna dizilmiş. Kemikleri ancak 1991 yılında bulunmuş.

Yaşam çizgisi

Talas’ın bir köyünde doğan Cengiz Aytmatov, daha küçücük yaşlarda, rejim sıkıntılarının ve II. Dünya savaşı döneminin ağır koşullarında çalışmaya başlamış. Eğitimi için, önce Kazakistan’a gidip veterinerlik okumuş, ardından Bişkek’te tarım ve sonra da edebiyat öğrenimi görmüş. Daha sonra, Moskova’ya giderek edebiyat çevrelerine girmiş ve gazeteciliğe başlamış. Bu dönemde bazı Rus yazarlarının eserlerini Kırgızcaya çevirmiş.

Ünlü yazar, bir yandan eserlerini kaleme alırken, bir yandan politikayla da ilgilenmiş. Önce Yazarlar Birliği’ne kabul edilmiş, sonra Kırgız Sinematografi İşçileri Birliği Birinci Sekreterliğine getirilmiş. SSCB döneminde, Sovyet Parlamentosu Kültür ve Ulusal Diller Komitesi Başkanlığı ve Sovyet Yazarlar Birliği Sekreterliği görevlerinde bulunan Aytmatov, Gorbaçov’un danışmanlığını da yapmış. 1963 yılında “Dağlardan ve Steplerden Masallar” ile Lenin Edebiyat Ödülü’nü alan yazar bu ödülü kazanan en genç sanatçı olma özelliğini taşıyor. Aytmatov, SSCB Yüksek Sovyeti üyesi olduktan sonra, 1968’te de Büyük Sovyet Edebiyat Ödülü’nü kazanmış ve Kırgızistan milli yazarı seçilmiş.

Cengiz Aytmatov, Kırgızistan’ın bağımsızlık ilân etmesinin ardından ülkesine dönmüş ve önce Talas Milletvekili, sonra da Kırgızistan’ın Belçika Büyükelçisi olmuş. Bu dönemde, ülkesini Lüksemburg’da, Hollanda’da, Fransa’da, NATO’da ve UNESCO’da da temsil etmiş. “Gün Olur Asra Bedel” romanından uyarlanan filmin çekimleri sırasında rahatsızlanan yazar, tedavi için götürüldüğü Almanya’nın Nürnberg şehrinde hayatını kaybetmiş. Çoğumuzun bir solukta okuduğu Dağlar Devrildiğinde, Kızıl Elma, Cengiz Han’a Küsen Bulut, Beyaz Gemi, Hiroşimalar Olmasın, Selvi Boylum Al Yazmalım, Çocukluğum, Elveda Gülsarı, Cemile, Zorlu Geçit gibi eserlerin yaratıcısı, binlerce seveninin katıldığı görkemli bir cenaze töreniyle Bişkek’te toprağa verilmiş ve öldüğü gün ulusal yas ilan edilmiş.

Şiirsel romanlar

Son derece özgün ve şiirsel bir dili olan Aytmatov, eserlerini Kırgızca ve Rusça olarak kaleme almış. Çarpıcı tasvirlerin dikkat çektiği kitaplarında efsaneler, destanlar, masallar, halk türküleri ve hikayeleri belirgin bir yere sahip. Yazarın genellikle aşkı, dostluğu, savaş dönemi acılarını, kahramanlıkları, gelenek ve göreneklere bağlılığı, eski ile yeninin çatışmasını tema olarak seçtiği görülüyor.Kitaplarında, sistemin yozlaşmış uygulamalarını ve ulusal kimliğin yok sayılmasını eleştiren yazar, dağları, gölleri ve bozkırları ile ülkesinin güzel coğrafyasının en güzel anlatanı, en mükemmel betimleyeni olmuş.

Çok tanınan Gün Olur Asra Bedel isimli eseri, bir günün bir asır kadar uzun hissedilebildiği ve tren raylarının sonsuza doğru uzanıp gittiği bozkırlarda, geleneklerini korumaya çalışan insanları anlatıyor. Efsanelerle bilim kurgunun harmanladığı bir teknik sergileyen eser, çağdaş romancılığın başyapıtlarından biri. 1958 yılında yazdığı Cemile ise yazarın eserleri arasında özel bir yere sahip. II. Dünya savaşının getirdiği acıların ve sıkıntıların, çok güzel bir genç kadının duyguları üzerinden anlatıldığı kitap, Aytmatov’u dünyaya açan roman olmuş. Cemile`yi “dünyanın en güzel aşk hikayesi” olarak tanımlayan Louis Aragon’un bu eseri Fransızcaya çevirmesi, o dönem yazara uluslararası bir saygınlık getirmiş.

Share:

Leave a reply

five + 15 =